Kayıtlar

simit etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

SICAK, GEVREK SOKAK SİMİDİ

Resim
SICAK, GEVREK SOKAK SİMİDİ Simide bayılırım ama hakiki ''sokak simidi''nin yeri başkadır. Hele de taş fırında pişmişse tadına doyum olmaz. Simitçinin sesini duyduğumda ''simit'' ten sonra gelen''çiiiyeeaaaa'' gibi çıkan sesin ne olduğunu hiç anlamasam da heyecanlanıp paramı hazırlamaya koyulurum. İstanbul boğazının güzelliğine karşı bir bardak çay eşliğinde yenen simidin yerini ne tutabilirki...? Hele de karşı kıyıya geçmek için binilen boğaz vapurunda martılarla paylaşılan simidin keyfini anlatmaya kelimeler yetmez. Aceleyle, evde kahvaltı yapmadan işe yetişilen günlerde kolay, ulaşılır, doyurucu ve ucuz oluşu nedeniyle ''memur simidi'' adı da verilir. ( Bknz. Simit tarihiyle ilgili bilgileri İstanbul Lezzetleri yazımızda bulabilirsiniz .) Her ülkenin hatta her şehrin, kendine özgü bir simit şekli ve lezzeti olduğunu biliyoruz. İzmir gezimiz de simit arabalarının üzerinde bizi gülümsetip mutlu eden '' Gevre...

İSTANBUL’UN SİMGESEL LEZZETLERİ

Resim
İSTANBUL’ UN SİMGESEL LEZZETLERİ 1- İstanbul Simidi: Kaynaklara göre İstanbul’da 1525 yılından bu yana simit yapıldığı bilinse de 1593 Üsküdar mahkeme kayıtlarına göre gramajı ve fiyatı standartlaştırılmış.   Susam ve pekmezle lezzetlendirilen simitler, taş fırınlarda pişirilip araba ya da tepsi içinde sıcak, taze, gevrek diye nitelendirilip satılır. Her şehrin kendine has bir simidi olsa da İstanbul Boğazı’na karşı   içtiğiniz çaya eşlik ede n susamlı, sıcacık bir simidin keyfine doyum olmaz. Ama en önemlisi karşı kıyıya yaptığınız vapur yolculuğunda simidinizi  martılarla paylaşırsanız İstanbul’un o benzersiz güzelliğini derinden hissedecek ve ne kadar şanslı olduğunuzu düşünüceksiniz... 2- Kurukahveci Mehmet Efendi: Mehmet Efendi 1871 de Eminönü'ndeki dükkanında, çiğ çekirdek kahveyi kavurup dibekte öğüterek müşterilerine satmaya başlar. Bu tarihten önce çiğ kahve çekirdekleri evlerde kavrulur ve öğütülürmüş. Müşterilerine sağladığı bu kolaylıkla ünle...