Kayıtlar

istanbul etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BİR İTALYAN KLASİĞİ: FOCACCİA

Resim
 BİR İTALYAN KLASİĞİ: FOCACCİA Biliyorsunuz artık herseyi bir telefona sığdırır olduk. Ama ben zaman zaman tarifleri not aldığım defterimi karıştırmayı çok seviyorum. Sayfaları çevirirken nereden, kimden yazdığımı hatırlamadığım focaccia tarifimi buldum. Pandemi günlerinin bana kazandırdığı en güzel alışkanlık, ekmeğimizin  kendi fırınımızda pişmesi... Focacciayı da bu tarifle bir kaç kez pişirmiştim, çok da beğenmiştik ama dedim ya evde uğraşmayı gereksiz buluyordum. Hatta bir furya halinde alınan ekmek makinelerini çok ekmek yeriz diye ben almamıştım. İyiki de almamışım, fırında gayet güzel oluyor. Yoğurma işlemi ise hem stres atmak, hem de kolları çalıştırmak açısından çok faydalı:)) Gelelim, İtalyanların pizza gibi tüm dünyaya hediye ettiği, ülkemiz ahalisinin de çok sevdiği focacia ekmeğinin yapımına... MALZEMELER 1- 3,5 su bardağı un 2- 1,5 su bardağı ılık su 3- 1 tatlı kaşığı tuz 4- 1 yemek kaşığı şeker 5- 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı 6- 3 dal taze biberiye 7- 3 dal taze...

''BREKKİE'' DE KAHVALTI

Resim
 ''BREKKİE'' DE KAHVALTI Kruvasan, çok ilgimi çeken bir yiyecek olmamasına rağmen özellikle yurtdışı otel kahvaltılarında tazeyse yediğim bir çörekti. Ta ki Vedadat Milor, Moda'da yediği krurasanları pek bir övünce acaba benim kaçırdığım bir şey  mi var dedim ve kalktım hem kahvaltıyı hem de yürüyüşümü farklı bir rotada yapayım dedim. Hay demez olaydım, denedikten sonra aklımı başımdan alan bu kruvasanların müptelası oldum ki bu satırları yazarken bile Moda taraflarına yolumu düşüreyim de bu nefis tatları tekrar deneyeyim istedim. Pek çoğumuzun Fransız lezzeti olarak bildiği kruvasanın, aslında Avusturyalı olduğu ve hatta biz Türklerle alakalı olduğunu biliyormuydunuz...? Efendim Osmanlı, Viyana'yı iki kez kuşatıp alamayınca Avusturya'lılar ''kipferl'' adını verdikleri çöreklerini, Osmanlı İmparatorluğunun bayrağındaki ay şeklinde yapmışlar ve zaferlerini kutlamak için pişirmişler. Aya benzediği için de '' croissant'' adı veri...

CİBALİ - FENER VE BALAT’DA 10 KAFE&RESTORAN ÖNERİSİ

Resim
Son yıllarda tarihiyle, kültürüyle gezginlerin gözdesi olan bölge, restorasyon geçiren rengarenk evlerde ardarda açılan kafe ve restoranlarıyla da yükselişte. Öğle ve akşam yemekleri için seçenek bol. Kahve düşkünlerinin müdavimi olduğu, üçüncü kuşak kahve dükkanları da gün geçtikçe çoğalmakta.   Bizzat deneyimlediğim ve giden arkadaşlarımın beğenileriyle     listeme aldığım 10 lezzet noktasını sizler için şöyle sıraladım; 1-BALAT KÜLTÜR EVİ & CAFE VODİNA Gezimiz de öğle yemeği için tercih ettiğimiz Vodina Kafe, nam-ı diğer Balat Kültür Evi, adını aldığı Vodina Caddesi üzerinde. Harabe durumdaki bina Milli Emlak’tan kiralanmış, restore edilerek 2010 yılında hizmete açılmış. Soroptimistler (yardım eden kızkardeş) bölgedeki kadınlara meslek kazandırma ve bunu hayata geçirebilmelerine olanak sağlıyor. Burada öğrendikleri, yaptıkları yemekler de kafede beğeniye sunulup, aile bütçelerine katkıda bulunuyorlar. Kahvaltı, yemek yada çay-kahve molası verebileceği...

Rumeli Kavağı'nda Balıkçı Kahraman

Resim
Şubat, mart aylarında soğuk sularda yağlanıp, iyice lezzetlenen kalkanlar sonunda balık tezgahlarını şenlendirdi. İstanbul’da en güzel kalkanı yiyebileceğiniz adreslerden biri, belki de birincisi Balıkçı Kahraman…Vedat Milor pirimizin dediği gibi, kalkanı bütün şekilde tandır yaparak pişiren balıkçılar için, İspanya’nın Bask bölgesine gitmenize gerek yok, Kahraman hemen yanı başınızda, Sarıyer, Rumeli Kavağı’nda… Kahraman işin mutfağında piştikten sonra1996 yılında açtığı bu yerde, kendisi gibi tüm çalışanları da Trabzonlu. Aile gelenekleriyle, dededen ve babadan öğrendiği yöntemlerle, deniz ürünlerini muhteşem pişirerek bizlerle paylaşıyor! Nisan başı bizde aile ritüelimizi gerçekleştirmek üzere Kahraman’dayız. Masaya gelen her şey çok lezzetli, soğanlı domates salatası tam da hatırladığımız gibi, yedikçe yiyesiniz geliyor. Lüks diyebileceğimiz restoranlarda yediğimiz dondurulmuş kalamarlardan sonra, burada hem tavasını, hem de ızgarasını yemek ayrı bir keyif. Yine balık ...