Kayıtlar

restoran etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

''BREKKİE'' DE KAHVALTI

Resim
 ''BREKKİE'' DE KAHVALTI Kruvasan, çok ilgimi çeken bir yiyecek olmamasına rağmen özellikle yurtdışı otel kahvaltılarında tazeyse yediğim bir çörekti. Ta ki Vedadat Milor, Moda'da yediği krurasanları pek bir övünce acaba benim kaçırdığım bir şey  mi var dedim ve kalktım hem kahvaltıyı hem de yürüyüşümü farklı bir rotada yapayım dedim. Hay demez olaydım, denedikten sonra aklımı başımdan alan bu kruvasanların müptelası oldum ki bu satırları yazarken bile Moda taraflarına yolumu düşüreyim de bu nefis tatları tekrar deneyeyim istedim. Pek çoğumuzun Fransız lezzeti olarak bildiği kruvasanın, aslında Avusturyalı olduğu ve hatta biz Türklerle alakalı olduğunu biliyormuydunuz...? Efendim Osmanlı, Viyana'yı iki kez kuşatıp alamayınca Avusturya'lılar ''kipferl'' adını verdikleri çöreklerini, Osmanlı İmparatorluğunun bayrağındaki ay şeklinde yapmışlar ve zaferlerini kutlamak için pişirmişler. Aya benzediği için de '' croissant'' adı veri...

HAMBURGER SEVERLER İÇİN ÖNERİLER

Resim
HAMBURGER SEVERLER İÇİN ÖNERİLER Benim gibi hamburger sever biriyseniz, zincir hamburgerciler sizi de kesmez sanırım. En azından köftesinin nasıl pişeceğine sizin karar vereceğiniz hamburgerin, en iyisi nerededir, kim yapar peşine düşer olduk. Ülkemizde de 3. nesil kahveciler gibi ''street food'' denilen restoranlar, son zamanlarda çok revaçta. Neredeyse her sokakta karşımıza çıkar oldular ki, eski büfelerin modernize edilmiş, daha havalı hali diyebiliriz. Tabi bu olguda Amerika daki hamburger restoranlarının da payı çok büyük.  O halde gerek street food, gerekse restoranlarda deneyip, beğenerek yediklerimi sizlerle paylaşayım. NUSRET: Ünü dünyaya yayılan Nusret, zincir restoranlara dönüştüyse de hamburgeri benim için bir numara. Yaptıkları hamburger menüsü çok doyurucu ve yerli yabancı müşterileri tarafından çok rağbet görüyor. Çünkü hamburger, baharatlı patates, içecek ve tatlıdan oluşan menü, malum Nusret fiyatlarına göre çok uygun. Ama buradan uyarayım ki ha...

HRİSTO

Resim
HRİSTO Hikaye 1938 yılında, Şileli Rum Balıkçı Hristo’nun, Tarabyalı Katerina’ya olan aşkıyla başlar. Evlenip Tarabya’ya yerleşirler ve açtıkları ‘’HRİSTO’’ isimli   restoranları, kısa sürede çok beğenilen bir buluşma noktasına dönüşür. Günümüzde, İstanbul’un birçok semti gibi Tarabya da değişimden payını almış ve buradaki birçok Rum meyhanesi kapanmış. Hristo ise birkaç kez el değiştirdikten sonra, bugün Yasin Yıldız'ın işletmesinde yoluna devam ediyor. 1995 yılında hayata veda etmiş olmasına rağmen, kurucusunun anısını konsept ve menüye sadık kalarak, hala aynı yerde yaşatıyor... Mavi-beyaz rengin ağırlıkta olduğu sevimli bir Rum meyhanesi havası taşıyan Hristo’da; taş duvarlar, ahşap rabıta ve eski avizeler korunmuş. Hristo’nun yanında komi olarak başlayan Abdullah Usta bugün mutfağın başında. Hazır meze, dondurulmuş ürün kullanılmıyor ve her şey yerinden alınıp mutfakta hazırlanıyor.  Bu da tabii ki lezzete yansıyor... Muhteşem boğaz manzarasında, Rum...

CİBALİ - FENER VE BALAT’DA 10 KAFE&RESTORAN ÖNERİSİ

Resim
Son yıllarda tarihiyle, kültürüyle gezginlerin gözdesi olan bölge, restorasyon geçiren rengarenk evlerde ardarda açılan kafe ve restoranlarıyla da yükselişte. Öğle ve akşam yemekleri için seçenek bol. Kahve düşkünlerinin müdavimi olduğu, üçüncü kuşak kahve dükkanları da gün geçtikçe çoğalmakta.   Bizzat deneyimlediğim ve giden arkadaşlarımın beğenileriyle     listeme aldığım 10 lezzet noktasını sizler için şöyle sıraladım; 1-BALAT KÜLTÜR EVİ & CAFE VODİNA Gezimiz de öğle yemeği için tercih ettiğimiz Vodina Kafe, nam-ı diğer Balat Kültür Evi, adını aldığı Vodina Caddesi üzerinde. Harabe durumdaki bina Milli Emlak’tan kiralanmış, restore edilerek 2010 yılında hizmete açılmış. Soroptimistler (yardım eden kızkardeş) bölgedeki kadınlara meslek kazandırma ve bunu hayata geçirebilmelerine olanak sağlıyor. Burada öğrendikleri, yaptıkları yemekler de kafede beğeniye sunulup, aile bütçelerine katkıda bulunuyorlar. Kahvaltı, yemek yada çay-kahve molası verebileceği...

Bodrum’da Büyülü Bir Akşam Yemeği: Kocadon Restoran

Resim
Aklımın bir köşesinde, yolum Bodrum'a düştüğünde, mutlaka Kocadon Restoranda  yemek yemek hep vardı. En nihayetinde bu yaz gerçekleştirebilme fırsatı buldum. Güzel ambians, şık sunumlarla tattığımız muhteşem lezzetler ve de işinin ehli, güler yüzlü, ilgili garsonlar..... Açıkçası bu güzelliklerden  mahrum kaldığım yıllar için çok üzüldüm. Bu sezon sonunda kapılarını kapatabileceklerini duyunca bu üzüntüm daha da katlandı. Oysa şık bir akşam yemeği için bile İstanbul’dan kalkıp  bir hafta sonu kaçamağı için Bodruma gitmek çok kolay. Eloğlu Avrupa’nın bir köyünde 3-5 masalık bir yer açıyor, yemek yiyebilmek için aylar öncesinden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor ve bu şefler el üstünde tutuluyor. Bizde ise nedense kıymet bilinmiyor. Fastfoodlar, zincir restoranlar revaçta. Ünlü restoranlarda ortalama lezzetlere öyle cok paralar ödüyoruz ki...! Burada ise karşılığını buluyorsunuz, emin olun... Üstelik, makul fiyata açık büfe zeytinyağlılar ve balık da var, daha ne olsun... ...

Ev Sıcaklığında: Sahrap Pera

Resim
Ev Sıcaklığında Sahrap Pera Sahrap Soysal'ı en çok da ekranlarda Anadolu yemeklerini heyecanla, güle oynaya, içine sevgi katarak yapılan yemeklerin lezzetli olduğunu anlattığı yemek programlarıyla tanıdık. Bir çoğumuz kitaplarını aldı, kimimiz de gazetelerde verdiği tarifleri kesip biriktirdi. Babasının mesleği dolayısıyla Anadolu’yu gezip kültürüyle yoğrulan Sahrap, bu toprağın lezzetlerini kitaplarına, yemek programlarına taşısa da en nihayetinde Pera/Asmalı mescit’te bu  bilgi, birikim ve emeğini bizlerle de paylaşıyor. Zevkli dekorasyona eşlik eden keten masa örtüleriyle şık bir mekan olan Sahrap Pera da, menü tamamen kendi tariflerinden oluşturulmuş. Sanki Sahrap Soysal'ın evine misafirliğe gitmişsiniz gibi sizi öperek karşılıyor, masanızda oturup, sohbet ediyor. Menüyle de sınırlı kalmıyorsunuz, Sahrap hanım kendi elleriyle yaptığı nefis sironu masaları dolaşarak ikram edebiliyor (kendimi annemin sironunu yiyormuş gibi hissedip, kendimden geçiyorum), ikramla...

Prag'da Turistik Yemek Deneyimleri: 3 Öneri

Resim
Günümüzdeki seyahat trendleri bizlere her şeyi "yerliler" gibi yapmamızı öneriyor, bir şehrin yerlisi gibi gezmek, yerlisi gibi yemek içmek yüceltiliyor. Seyahat siteleri bizleri turist kandırmacalarından kurtarmak için yerlilerin yiyip içtiği yerleri önerip bazen kendimizi anlamsız bir ara sokakta yemek yerken bulmamıza sebep olabiliyor. Bu yazıda, size kesinlikle Prag'da "yerli gibi" bir yemek deneyimi önermeyeceğim. Tam tersi, turistik merkeze yakın, turistlere lokal Çek yemekleri olarak sunulan tabakları afiyetle yiyebileceğiniz, "ya gulaş aslında bir Macar yemeği" diye söylenmeyeceğiniz ve ülkenizden uzak gamsız bir turist olmanın tadını çıkarabileceğiniz bir rahat restoran, bir birahane bir de fine dining olmak üzere 3 öneride bulunacağım.  1.Rahat ve Lezzetli bir Akşam Yemeği: Konirna Prag'da yediğim en keyifli yemeği Konirna'da yedim. Konirna Prag'ın Mala Strana bölgesinde, içerisi oldukça geniş ve sıcak döşenmiş ama bahçes...