Kayıtlar

At Kılı Masaj Eldiveni

Resim
Diyet, spor kilo verme telaşı esnasında motivasyonumu yitirip yemeğe saldırdığım anların sayısı aylık bazda bir elin parmaklarını geçiyor... En iyisi yeni tartı alayım çare tartı diye düşünüp tartı fiyatlarını 200-300 TL'lerde görünce, ihtiyacım olan harcamanın bu olmadığına karar verdim. Eda Taşpınar'ın taş bacaklarını borçlu olduğunu iddia ettiği ve hatta kendi ürününü çıkardığı at fırçaları malum.. Kulağıma çalınmış, varlığının bilincindeyim ancak bacaklarımı 40 gün  de fırçalasam bir Eda Taşpınar bacağı olmayacağının da bilincindeyim. Bu yüzden at kıllarının coşkusuna hiç kapılmamıştım. Ta ki, son kilo verme çabalarının düşürdüğü motivasyonum ile tartı/baskül fiyatlarının durumunu farkedene kadar. İmdadıma macrocenterda asılı at kılı masaj eldivenleri yetişti. İşte bahsettiğim at kılı masaj eldiveni İnsan bekliyor ki içinde bir açıklama olsun: aman şöyle masaj yapın böyle yapın yer çekimine karşı kalbe doğru vesaire diye ama yazan tek şey aynı bölgeye maksimum 3...

Ev Sıcaklığında: Sahrap Pera

Resim
Ev Sıcaklığında Sahrap Pera Sahrap Soysal'ı en çok da ekranlarda Anadolu yemeklerini heyecanla, güle oynaya, içine sevgi katarak yapılan yemeklerin lezzetli olduğunu anlattığı yemek programlarıyla tanıdık. Bir çoğumuz kitaplarını aldı, kimimiz de gazetelerde verdiği tarifleri kesip biriktirdi. Babasının mesleği dolayısıyla Anadolu’yu gezip kültürüyle yoğrulan Sahrap, bu toprağın lezzetlerini kitaplarına, yemek programlarına taşısa da en nihayetinde Pera/Asmalı mescit’te bu  bilgi, birikim ve emeğini bizlerle de paylaşıyor. Zevkli dekorasyona eşlik eden keten masa örtüleriyle şık bir mekan olan Sahrap Pera da, menü tamamen kendi tariflerinden oluşturulmuş. Sanki Sahrap Soysal'ın evine misafirliğe gitmişsiniz gibi sizi öperek karşılıyor, masanızda oturup, sohbet ediyor. Menüyle de sınırlı kalmıyorsunuz, Sahrap hanım kendi elleriyle yaptığı nefis sironu masaları dolaşarak ikram edebiliyor (kendimi annemin sironunu yiyormuş gibi hissedip, kendimden geçiyorum), ikramla...

Hafta sonu kaçamağı: Helsinki

Resim
 Türk Hava Yolları ile 3,5 saatlik bir ucuşla Finlandiya’nın başkenti Helsinki’ye ulaşmak oldukça kolay! Bir hafta sonunuzu bu güzel liman kentine ayırarak bu kadar sarışın renkli gözlü insanlarla birarada olmak inanın çok keyifli… Helsinki’ye vardığımızda Aralık ayı olması nedeniyle buz gibi bir hava beklerken (İstanbul'da kar yağışı nedeniyle havaalanına zor ulaştık) sıcaklık 0-1 derece arasında İstanbul’a nazaran daha yumuşak bir havayla karşılaştık. Yüksek enlemlerde olması sebebiyle sert bir iklime sahip olsa da, güneydoğu rüzgarlarının yumuşatıcı etkileri nedeniyle çok üşümedik. Yürüyerek merkezini rahatça gezebileceğiniz geniş caddeleri olan düzenli bir şehir Helsinki. Başkanlık sarayı, Tsarina taşı, Uspenski Katedrali, Tempelliakiu kilisesi gezilecek yerler arasında. Yine ülkenin bağımsızlığında müziğiyle çok etkili olan Sibellius anısına yapılan anıtı ve Helsinki’nin yeninden doğuşunu tasvir etmesi düşünülen ancak başlarda oldukça eleştireye neden olan nü kadın he...

Sıdıka Mezeleri: Mutluluğun Resmi

Resim
Akaretlerin değişen çehresiyle beraber açılan işyerlerinde çalışan beyaz yakalıların, kaliteli öğle yemeği arayışları yıllardır sürmekte... Bu arayışa haftanın yalnızca bir günü de olsa hakkıyla cevap veren bir yer var: SIDIKA Her cuma lezzetli mi lezzetli balık çorbası, asma yaprağında levrek, salata ve meyveyi afiyetle bir içecek ile birlikte uygun fiyatlara Sıdıka'da yiyebilirsiniz. Yok ben alkolsüz balık hayal bile edemiyorum derseniz, o da sorun değil ama artık durumu patronunuza izah edersiniz :) malum İspanya'da yaşamıyoruz. Hazır gitmişken vaktiniz de bolsa öğlen fix menüyle sınırlı kalmayın.  Sıdıka aslında bir meze restoranı. Klasik bugün ne yesem de geçiştirsem diye düşünülen öğle vakti sıkıcı yemeklerini telde karides, ahtapot ızgara, adlarını  nedense bir türlü aklımda tutamadığım ege otları tabağı, nefis lakerda, girit ezme, daha birçok meze ve de finalde mutluluğun resmi, abidin tatlısıyla ziyafete dönüştürebilirsiniz. En güzeli ise Sıdıka’yı bir a...

Otantik ama pek Datsız: Datlı Maya

Resim
Malum kahvaltı sever bir milletiz, yok boğaz manzaralı yok organik, köy, Van, continental,özgün kahvaltı deyip, İstanbul kazan biz kepçe misali iyi bir kahvaltının pesine düşüyorum. Vedat Milor pirimizde onaylayınca Datlı Maya’da kahvaltı kaçınılmaz oldu. Efendim galiba hikayesi olan yerleri seviyoruz. Datlı Maya, Firuzağa mahallesinin 80 yıllık ekmek fırını. Sahibi yaşlanınca bu yükü kaldıramıyor ve kapısına kilidi vuruyor. Yatırımcılarımızda Anadolu lezzetlerini organik ürünlerle burada yaşatmak için yaşlı amcamızı ikna ediyorlar ve fırını hayata döndürüyorlar. Dekorasyon, kimine göre otantik, kimine göre fazla bir yatırım yapılmamış olarak nitelendirilebilir. Fırının olduğu kısımdan geçip orta kattaki açık mutfak bölümünden de yarım kat yukarı çıkınca 5 masalık küçük bir yer ile karşılaşıyorsunuz. Neyse ki yer bulduk 2 kişilik ev kahvaltısı siparişi verdik, sonrasında asırlık semaverden çayımızı kendimizin alabileceğimizi söyleyip, çatal kaşıkların yerini gösterdiler. Gayet ...

Yeniköy'de Arnavutköy Balıkçısı

Resim
Hakkında olumlu duyumlar aldığım,Yeniköy'de şube açtığından bu yana gitmeyi düşündüğüm Arnavutköy Balıkçısı’nı deneyimlemek nihayet kısmet oldu. Yeniköydeki bir boğaz yalısını başka bir restoranla paylaşan Arnavutköy Balıkçısı'nın manzarası muhteşem, adı üstünde İstanbul Boğazı ne şiirlere konu olmuş. Yalının üst katında 20-30 kişiyi aynı anda ağırlayabilecek yalı tarzına uygun klasik döşenmiş odaları ve asıl restoran olarak nitelendirebileceğimiz bahçe kısmı ve sigara içmeyenler için oluşturulmuş küçük bir köşeden ibaret Arnavutköy Balıkçısı. Bu köşe yaz ayları için iyi olsa da, soğuk havalarda sıkıcı olabiliyor. Bu nedenle, yalının üst katında sigara içmeyen misafirleri ağırlayabilirler. Genel olarak meze ve balıktan oldukça memnun kaldık. Girit ezme ve köpeoğlu başarılı, lüfer marin tam kıvamında, ince kıyım salatası çok güzeldi, Kabak çiçeği dolmasının pirinci diri sevmeme rağmen biraz çiğ kalmıstı, bir tık daha pişseydi mükemmel olabilirdi. Ahtopot ızgara ve kardes...

Lizbon, Lisboa, Lisbon

Resim
Portekiz Lizbon biraz bizden, biraz farklı ama mutlaka gidilip görülmesi gereken şehirlerden biri! Bu yazıda çeşitli öneriler ve Lizbonda ilk günü sıkıntı yaşamadan -özellikle ulaşım konusunda- atlatmanız için ipuçları gizli.   Haydi başlayalım!   Kalınacak yer: Otel veya kiralık ev ( airbnb.com  gibi) olabilir. Bana göre Rossio civarında bir yer olmalı. Çünkü hem eski şehirin ortası, metro ve otobüs duraklarının merkezi konumunda kalıyor.     Marketlerde peynir, yoğurt, meyve bol. Herhangi bir eksik yok. Restoranlarda her çeşit yemek bulunur.   4 adet metro hattı var. Hatlara sarı, kırmızı, mavi ve yeşil ismini vermişler. Tek bilet, günlük veya daha uzun süreli bilet almak mümkün. Metroyu kullanmak kolay. Havaalanından şehir merkezine kırmızı hat geliyor. Eğer fazla bavulunuz yoksa havaalanından metro ile gelebilirsiniz. Aksi takdirde taksi veya transfer isteyebilirsiniz. Metro istasyonlarında ve şehir merkezinde bazı noktalarda TOMI sta...